Kamerun Ne Zaman Bağımsız Oldu? Tarihin Nabzı, Bugünün Yankısı ve Yarının İhtimali Bazen bir ülkenin kaderi tek bir tarihe sığar sanırız. Oysa Kamerun’u anlamak, takvimdeki iki güne —1 Ocak 1960 ve 1 Ekim 1961— aynı anda bakmayı gerektirir. Bu yazıyı, sadece bir “tarih” arayanlara değil, o tarihin neden hâlâ kalp atışı gibi bugüne vurduğunu merak eden dostlara yazıyorum. Gelin, beraberce hem kökenlere inelim hem de bugünün sorularını cesurca soralım. Kısa cevap: Fransız Kamerunu, 1 Ocak 1960’ta bağımsızlığını ilan etti; bugünkü iki dilli devletin şekillenmesi ise Güney Kamerun’un 1 Ekim 1961’de katılımıyla tamamlandı. Kuzey Kamerun aynı yıl Nijerya’ya katıldı. Kökenler: Alman…
16 YorumMerak Dolu Sorular Yazılar
Ekonomik Perspektiften Küçükköy Nüfusu: Kaynaklar, Seçimler ve Toplumsal Refah Giriş: Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Bir ekonomist, her gün kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlılık karşısında yapılan seçimlerin toplumsal sonuçları üzerinde düşünür. Her bireyin ve her toplumun kaynakları sınırlıdır; bu da demektir ki, kararlar alırken farklı seçenekler arasında bir tercih yapma zorunluluğu doğar. Küçükköy’ün nüfusunun artması ya da azalması, sadece bir demografik değişiklik değil, aynı zamanda ekonomik dinamikler üzerinde de derin etkiler yaratabilecek bir durumdur. Bu yazıda, Küçükköy’ün nüfus yapısının, yerel ekonomi ve toplumsal refah üzerindeki etkilerini analiz edeceğiz. Toplumsal ve Ekonomik Bağlamda Nüfus Değişiminin Rolü Bir bölgenin nüfusu arttığında, bunun…
12 YorumKaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Derinliği: Bir Ekonomistin Düşüncesi Bir ekonomist için yaşam, sürekli bir “seçim” eylemidir. Çünkü her seçim, vazgeçilen bir alternatifi de beraberinde getirir. Kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının ise sınırsız olduğu bir dünyada, her karar bir fırsat maliyeti doğurur. Bu düşünce yalnızca piyasa mekanizması içinde değil, bireyin günlük yaşamında da geçerlidir. Tıpkı ekonomideki kaynak kıtlığı gibi, doğada da benzer bir dinamik işler. “Hücre yutarlığı” (phagocytosis) kavramı, biyolojik bir süreç gibi görünse de, ekonomik perspektiften bakıldığında kaynakların kullanım biçimini, rekabeti ve hayatta kalma stratejilerini anlamamıza yardımcı olacak derin bir metafor sunar. Hücre Yutarlığı Ne Demek? Hücre yutarlığı, biyolojide bir hücrenin…
10 YorumGüherçile Nedir Kimya? Madde, Güç ve Toplumsal Düzenin Görünmeyen Kimyası Bir siyaset bilimci olarak, gücü sadece iktidar ilişkilerinde değil, doğanın en basit bileşimlerinde de ararım. Güherçile — kimyasal adıyla potasyum nitrat — yüzeyde barut yapımında kullanılan bir bileşiktir. Ancak derinlemesine bakıldığında, o insanlığın güçle kurduğu ilişkinin metaforudur. Kimya açısından bir reaksiyonun parçasıdır, siyaset açısından ise bir iktidarın doğuşudur. Bu yazıda “Güherçile nedir kimya?” sorusunu yalnızca laboratuvar düzeyinde değil, toplumsal güç dinamikleri, kurumsal yapılar, ideolojik söylemler ve vatandaşlık bilinci üzerinden tartışacağız. Çünkü siyaset de tıpkı kimya gibidir — karışımlar, denge tepkimeleri ve patlamalarla şekillenir. İktidarın Kimyası: Tepkimeler ve Patlamalar Güherçile, oksitleyici…
16 YorumDüz Ayak Ne Demek Deyim? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Bağlamında Bir Analiz Hayatın içinde sıkça kullandığımız deyimlerin, aslında ne kadar derin anlamlar taşıdığını fark etmek bazen zaman alır. “Düz ayak” deyimi de bunlardan biridir. Günlük dilde basit, sıradan ya da ulaşımı kolay bir durumu ifade etmek için kullandığımız bu söz öbeği, aslında toplumsal yapımızın, sosyal rollerimizin ve hatta cinsiyet temelli yaklaşımlarımızın izlerini taşır. Gelin bu kavramı sadece sözlük anlamıyla değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet merceğinden birlikte inceleyelim. — Düz Ayak Ne Demek? Temel Anlamı ve Kullanım Alanları “Düz ayak” deyimi, en basit tanımıyla, bir yere ulaşımın…
12 Yorum7440 Bağ-Kur Yapılandırma Nereden Ödenir? Dijitalin Hızıyla Yerelin Alışkanlıkları Arasında Sıcak Bir Yolculuk Bu konuyu yazarken klavyenin başında gerçekten heyecanlanıyorum; çünkü “7440 Bağ-Kur yapılandırma nereden ödenir?” sorusu sadece bir yönlendirme meselesi değil. Hepimizin hayatına değen, cebimizdeki uygulamalardan banka gişelerine, mahalle esnafının muhasebe defterinden ülkenin finansal nabzına kadar uzanan kocaman bir ekosistemin aynası. Gelin, dost meclisinde dertleşir gibi; kaynağından bugüne, bugünden de yarına doğru birlikte yürüyelim. Kökenler: Yapılandırmanın DNA’sı ve Bağ-Kur’un Hafızası Yapılandırma fikri ülkemizde sadece kriz anlarının yangın söndürücüsü değildir; aynı zamanda kayıt dışılıkla mücadele, tahsilatın düzenlenmesi ve sosyal güvenliğe geri dönüşün teşviki gibi geniş hedeflerin parçasıdır. Bağ-Kur tarafında ise…
12 YorumGelin Görümce İlişkisi: Siyaset Biliminin Aynasında Bir Güç Oyunu “Güç kimdeyse düzeni o kurar.” Bu cümle, siyaset biliminin belki de en temel mottosudur. Ancak bazen güç oyunları, parlamentolarda değil, mutfaklarda; seçim meydanlarında değil, düğün salonlarında şekillenir. “Gelinin görümcesi kim?” sorusu, ilk bakışta gündelik bir merak gibi görünse de, aslında toplumun iktidar, ideoloji ve vatandaşlık anlayışını yeniden düşünmemizi sağlayan derin bir metafordur. Bu yazı, aile içi roller üzerinden toplumsal düzenin minyatür bir siyasal simülasyonunu sunuyor. Aile: En Küçük Siyasi Kurum Devletin temel taşı olarak tanımlanan aile, siyaset bilimi açısından bir “mikro-iktidar alanıdır.” Burada baba genellikle yürütmeyi, anne yasamayı, çocuklar ise vatandaşlığı…
10 YorumChrysoperla Carnea Zararlı mı? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derinlemesine Bir Bakış Doğaya ve canlılara farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, bugün sizi küçük ama etkisi büyük bir dünyanın içine davet ediyorum. Bahçenizde bir yaprağın üzerinde duran narin, zarif kanatlı bir böcek görseniz… İlk tepkiniz ne olurdu? Korku mu, merak mı, yoksa “Acaba zararlı mı?” sorusu mu? İşte tam da bu sorunun merkezinde yer alan canlılardan biri: Chrysoperla carnea, yani halk arasındaki adıyla yeşil avcı tül kanatlı ya da avcı dantel kanatlı. Bu yazıda onun “zararlı mı, faydalı mı” tartışmasını sadece biyolojik açıdan değil, farklı kültürlerin ve toplumların penceresinden de ele…
12 Yorum25 Nisan Ne Kandili? Küresel ve Yerel Zaman Algısı Üzerinden Bir Yolculuk Bazen takvim yaprakları sadece tarih değil, duyguların, anıların ve ortak bir bilincin pusulası olur. “25 Nisan ne kandili?” diye sorarken, aslında sadece bir güne isim aramıyoruz; inanç, kültür ve toplumsal hafızanın nasıl kesiştiğini de merak ediyoruz. Gel, birlikte hem köklerine inelim hem de bugünün dünyasında bu sorunun neden hâlâ canlı bir merak uyandırdığını konuşalım. — 25 Nisan Ne Kandili? (Kısa Cevap ve Uzun Düşünce) Kısa cevap: İslamî takvimde kandil geceleri Hicrî hesapla belirlenir ve her yıl miladî takvimde farklı günlere denk gelir; bu yüzden 25 Nisan sabit bir…
6 YorumInstagram Gizlilik Nerede? Toplumların dinamiklerini anlamaya çalışırken bazen en ilginç gözlemler, dijital dünyada şekillenen mikro-etkileşimlerde karşımıza çıkar. Sosyal medya, bireylerin kendilerini ifade ettikleri, ilişkiler kurdukları, toplumsal bağlarını pekiştirdikleri bir alan haline geldi. Fakat, bu dijital etkileşimlerin arka planda sakladığı derin toplumsal yapıları keşfetmek, bir araştırmacı için hayli ilginç bir yolculuktur. Instagram, yalnızca fotoğrafların paylaşıldığı, kısa videoların izlendiği bir platform olmanın ötesine geçerek, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerin yansıdığı bir mikrokozmos haline gelmiştir. Peki, Instagram’da gizlilik nerede? Bunu anlamak için, dijital kimliklerimizi şekillendiren toplumsal yapıların, cinsiyet rollerinin ve kültürel pratiklerin etkisini incelemek gerekiyor. Dijital Kimlik ve Toplumsal Yapılar Sosyal…
8 Yorum