Bir pasaportun “gücü” dediğimizde aslında neyi ölçüyoruz? Bir kapının ne kadar kolay açıldığını mı, yoksa o kapının ardında kimlerin beklediğini mi? Ya da daha derin bir soru: Bir belgenin gücü, onun temsil ettiği insan hayatlarının değeri hakkında bize ne söyler? Bir tren istasyonunda, farklı ülkelerden gelen yolcuların aynı sırada beklediği bir anı düşünmek mümkün. Herkes aynı dünyada, aynı anda ama farklı görünmez kurallara tabi. Kimi tek bir bakışla geçiyor, kimi uzun sorgulardan sonra. O an, “Almanya pasaportu ne kadar güçlü?” sorusu yalnızca teknik bir veri değil; etik, epistemolojik ve ontolojik bir problem haline geliyor. Almanya Pasaportu Ne Kadar Güçlü? Felsefi…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Akım Trafo Oranı Nedir? Ölçümün Felsefesi Üzerine Bir Düşünme Denemesi Bir sabah, eski bir şalt sahasının kenarında duran paslı bir panonun önünde durduğunuzu hayal edin. İçerideki düzen, dışarıdan bakıldığında sessiz ve matematiksel bir uyum içindedir. Ama bir soru zihne sızar: “Gözlerimle gördüğüm akım, gerçekten sistemin ‘kendisi’ mi, yoksa yalnızca dönüştürülmüş bir temsil mi?” Belki de mesele yalnızca teknik bir oran değildir. Belki de mesele, insanın dünyayı nasıl ölçtüğü, ölçtüğünü nasıl “gerçek” saydığı ve bu gerçekliğin ne kadarının dolaylı olduğudur. Akım Trafo Oranı: Teknik Tanımın Ötesi Akım trafo oranı nedir konusunda bilgi toplamak isteyenler için Fbist tarafından hazırlanmış özel içerik. Akım…
Yorum Bırakİnsanın Varoluşu ve Sağlık: Derin Bir Soruyla Başlamak Hayatın kırılganlığı üzerine düşündünüz mü hiç? Bir insanın nefes alışını, varlığının en temel ritmini bir cerrahi prosedürle incelemeye koyulduğunda, yalnızca bedensel bir süreçten mi söz ediyoruz, yoksa insanın bilgiye ulaşma ve etik sorumluluklarını sorgulama kapasitesine dair daha derin bir mesele mi açığa çıkıyor? Akciğerden parça alınması, yani biyopsi, tıp dünyasında rutin bir uygulama gibi görünse de, felsefi açıdan incelendiğinde epistemoloji, etik ve ontolojiye dair çarpıcı sorular doğurur. Bu yazıda, akciğer biyopsisinin süresi üzerinden, felsefi perspektiflerin sağlıkla nasıl kesiştiğini, çağdaş tartışmaları ve etik ikilemleri ele alacağız. Akciğer Parça Alınması: Tıbbi Bir Tanım Bugün…
Yorum BırakGiriş: Kaynakların Kıtlığı Üzerinden Ahlak ve Din İlişkisini Düşünmek Sevgili Fbist okurları, bu makalede Ahlak mı önce gelir din mi konusuna sade ama doyurucu bir bakış sunuyoruz. Hayat, sürekli seçimlerle örülmüş bir ağ gibidir. Kaynaklar sınırlıdır, zaman kısıtlıdır ve her karar bir fırsat maliyetini beraberinde getirir. Ekonomik bakış açısıyla baktığınızda, ahlak mı önce gelir yoksa din mi sorusu yalnızca bir felsefi tartışma değil, aynı zamanda bireylerin ve toplumların kaynak dağılımı, karar mekanizmaları ve refah düzeyi üzerinde doğrudan etkisi olan bir meseleye dönüşüyor. Ben bir ekonomist değilim; ama kaynakların kıtlığı ve seçimlerin sonuçları üzerine düşündüğümde, bu soruya mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal…
Yorum Bırak70 Derecelik Açıya Ne Denir? Edebiyatın Merceğinden Bir Keşif Kelimelerin ve anlatıların dönüştürücü gücünü düşündüğümüzde, en sıradan görünen bir kavram bile edebiyatın büyülü aynasında farklı bir anlam kazanabilir. Matematikte bir ölçü, bir açı, bir sayısal değer olarak durur; ancak edebiyat perspektifinden bakıldığında, bu ölçüsel gerçeklikler metaforlar, semboller ve anlatı teknikleri aracılığıyla yeni bir duygusal ve düşünsel boyut kazanır. Peki, 70 derecelik açıya ne denir? Teknik yanıtla ‘açık açı’ denir; ama edebiyatçının gözünde bu sadece bir başlangıç noktasıdır: bir yol ayrımı, bir gerilimin doruğu, bir karakterin içsel çatışmasının sembolü olabilir. Edebiyat, sınırları ve kesişimleri keşfetmeyi sever. Tıpkı bir açı gibi, anlatılar…
Yorum BırakHayatın küçük detaylarından biri olarak, sabahın erken saatlerinde saat 07.20’yi fark etmek, çoğu zaman yalnızca bir zamanı işaret etmekten çok daha fazlasını ifade eder. Bir uyanış ritüeli, işe başlama endişesi, kahveyle eşlik eden kısa bir soluklanma ya da toplu taşımada paylaşılmış sessizlik… Birey olarak bu anları yaşarken, saatin dilini anlamak ve başkalarıyla paylaşmak, aslında toplumsal bir etkileşimin de parçasıdır. İngilizcede 07.20, bağlama göre iki farklı biçimde ifade edilebilir: resmi ve gayriresmî. Resmî olarak “seven twenty” denir, gayriresmî veya daha konuşma dilinde ise bazen “twenty past seven” şeklinde ifade edilir. Bu basit çeviri, günlük hayatın pratik bir gereği gibi görünse de,…
Yorum BırakMantarlar 1 Haftada Bozulur mu? İzmir’de Buzdolabıyla Sessiz Bir Savaş İzmir’de yaz ayrı bir uzun sürer, kış bile “ben buradayım ama acelem yok” diye gezer. Böyle bir şehirde yaşayan biri olarak mutfakla ilişkim de biraz rahat, biraz da tembeldir açıkçası. Ama konu mantara gelince işler değişiyor. Çünkü o dolapta duran küçük paket, bazen bir hafta boyunca “beni unutmadın değil mi?” diye sessizce bakar gibi gelir. Geçen gün ev arkadaşım mutfaktan bağırdı: “Bunlar hâlâ yenir mi ya?” Dolaba baktım. Mantarlar. Bir haftadır orada duruyorlar. Ve işte o klasik soru kafamda yankılandı: Mantarlar 1 haftada bozulur mu? Cevap basit gibi: evet, çoğu…
Yorum BırakÜçgenin Kültürel Haritası: Sayıdan Sembole Hoş geldiniz! Fbist olarak Üçgen hesaplama nasıl yapılır ile ilgili detaylı ve düzenli bir anlatım hazırladık. İnsanlığın farklı coğrafyalarda geliştirdiği düşünme biçimlerine bakıldığında, üçgen yalnızca matematiksel bir şekil olarak değil, aynı zamanda dünyayı anlama ve düzenleme çabalarının bir izi olarak karşımıza çıkar. Üç kenarın kesiştiği bu basit form, bazı toplumlarda kutsal mimarinin temelini oluştururken, bazı kültürlerde akrabalık ilişkilerinin görsel bir temsiline dönüşür. Üçgen hesaplama nasıl yapılır? kültürel görelilik sorusu, yalnızca geometrik bir problem değil; insanın evreni nasıl anlamlandırdığına dair daha geniş bir tartışmanın kapısını aralar. Farklı kültürlerin üçgeni nasıl düşündüğünü anlamaya çalışırken, ölçmenin yalnızca teknik…
Yorum BırakSözleşmeli Personel Kaç Yıl Çalışır? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifi Fbist takipçilerine merhaba! Bu yazımız “Sözleşmeli personel kaç yıl çalışır” konusunu seven herkes için hazırlandı. Geçen gün metrobüste yürürken yanımda duran iki arkadaşın sohbetini dinledim; biri sözleşmeli olarak çalışıyordu ve sürekli “Sözleşmeli personel kaç yıl çalışır?” sorusunu kafasında döndürüyordu. Diğeri ise kadro sahibiydi ve onun bu soruyu sürekli düşünmesini garipsediğini belli ediyordu. O an fark ettim ki, bu soru sadece iş süresiyle ilgili değil; aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet meselelerini de içeriyor. Sözleşmeli Çalışma ve Belirsizlik Ben İstanbul’da bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. Burada gözlemlediğim kadarıyla,…
Yorum BırakGünlük Hayatın Sessiz Bir Sorusu: Çiğ Et Buzdolabında Kaç Gün Saklanabilir? Bazı sorular ilk bakışta yalnızca teknik bir bilgi arayışı gibi görünür. “Çiğ et buzdolabında kaç gün saklanabilir?” sorusu da bunlardan biridir. Ancak gündelik yaşamın içine biraz daha yakından bakıldığında, bu tür soruların yalnızca mutfak pratiklerine değil, aynı zamanda toplumsal düzenin işleyişine, kültürel alışkanlıklara ve hatta güç ilişkilerine temas ettiği görülür. Çünkü bir buzdolabının içinde duran et, sadece biyolojik bir madde değil; aynı zamanda emek, tüketim, sınıf, cinsiyet ve güvenlik algılarının kesişim noktasında duran bir toplumsal nesnedir. Bu yazı, tek bir doğruyu dayatmak yerine, çiğ etin saklanma koşulları üzerinden gündelik…
Yorum Bırak